Ne güzel bir karar! “Artık Ürünlerden Çok Bilime Odaklanmak İstiyorum”

April 19th, 2011 3 Comments »

Mac OS X’in ve iOS’un babası Apple’dan ayrıldı!

Aslında onun ismini çok fazla piyada duymaya pek alışkın olmadığımız bir isim Serlet. Yakın zamanda geliştiricilere sunulan Mac OS X 10.7 Lion ile 10. yaşını kutlamaya hazırlanan işletim sistemi Mac OS X, tabiri caizse “babasını kaybetti”. Mac OS X’in mimarı olarak bilinen, her ne kadar Steve Jobs ve Tim Cook kadar ön planda olmasa da şirketin efsaneleri arasında yer alan Bertrand Serlet Apple’dan ayrıldı. Aslında araştırmalarımda tam olarak net cevaplar verilmesede gerçekten çok güzel bir nedeni var.

Mac OS X hem kullanımı kolay hem de inanılmaz derecede güçlüdür. Mac’inizi açtığınızda gördüğünüz masaüstünden, her gün kullandığınız uygulamalara kadar her şey kolaylık ve incelik ön planda tutularak tasarlanmıştır. Web’de gezinmek, e-postalarınızı kontrol etmek veya başka bir kıtadaki arkadaşınızla görüntülü sohbet etmek gibi özellikleri öğrenmesi kolay, uygulaması basit ve kullanması eğlencelidir. Üstün özellikleri kolayca kullanılabilir hale getirmek, Mac OS X’teki gibi çok gelişmiş teknolojiler gerektirir. Eşsiz bir sistem kararlılığı sağlayan, güçlü ve zaman içinde kendini ispatlamış UNIX temelinin yanı sıra, inanılmaz performans, çarpıcı grafikler ve Internet standartları için sektörün en gelişmiş desteğini sunar. Gelelim Sayın serlet’ in işten ayrılma durumuna.24 Mart 2001′de ilk kez kullanıcılara sunulan Mac OS X, 24 Mart 2011′de 10. yaşını kutlayacaktı, fakat çok entresandır ki bundan tam bir gün önce Bertrand Serlet’in şirketten ayrılması Apple’ı şok etti. “Steve Jobs ile 22 yıldır NeXT, Apple ve Pixar’da harika işler yaptık. Diye açıklama yapan Serlet’ in tarihi açıklaması geliyor.

“Artık ürünlerden çok bilime odaklanmak istiyorum!” diyen Serlet’in arkada gurur duymak için bıraktığı pek çok ürün bulunuyor.

Bertrand Serlet’in yarattığı Mac OS X, tüm Apple masaüstü bilgisayarlarında kullanılmasının yanında iPod, iPhone ve iPad’de kullanılan iOS’un da temelini oluşturuyor.Kynk: http://www.teknokulis.com/Haberler/Kurumsal/2011/03/26/mac_os_xin_babasi_appledan_ayrildi. // http://www.apple.com/tr/macosx/what-is-macosx/

Sevgili Serlet ile bir gün tanışma fırsatım olursa, bu kararı için mutlaka kutlayacağım

Bilim dünyasına hoş geldin Serlet……..

bilisimyonetimi.com

Google’ın yeni CEO’su Larry Page!!!

April 19th, 2011 1 Comment »

Her zaman özellikle savunduğum bir nokta vardır. IT sektöründe olduğum için sıkça karşılaştığımız durumlardan bahsediyorum aslında.IT sektöründe IT (Information Technology) ve IS (Information Systems) arasındaki farkı bilmeyen bilişim yöneticileri gerçekten büyük bir endişeyle izliyoruz. Aslında başarılı bilişimcileri sizlerle paylaşmamdaki en büyük neden bu farkıda görebilmeniz bu sonucu kendinizin çıkarması içindir.

Teknokulis takip etmeye elimden geldiğince takip etmeye çalışsamda burada güzel bir başlıkla yer alan bir haber vardı. “Google başa dönüyor.” Manşetiyle gerçekten hey ne olmuş deyip okuduğum bir yazı olmuştu.tahminde edeceğiniz üzere haber Google Page’i Bay Page’in yönetmesiyle ilgiliydi Hey güzel bir benzetme oldu değimli.Bakalım Page page’i nasıl yönetecek..Bunu çok sıkı takip etmeyi düşünüyorum ve gelecek sene ciro açıklamalarında bu kıyaslamayı kesinlikle Eric ve Page kıyaslaması olarak bilisimyonetim.com’ dan okuyor olacaksınız.
Sonuçta, Google’ın eski CEO’su Eric Schmidt görevini, kendisi Google’a gelmeden şirketin CEO’luğunu yapan, aynı zamanda Sergey Brin’le birlikte kurucu ortağı olan Larry Page’e bıraktı. 2001′den bu yana şirketin CEO’luk görevini Eric Schmidt, Ürünler Müdürü görevini de Larry page yürütüyordu. Eric Schmidt yönetici olarak Google’da kalmaya devam edecek. Zaten Google’da Eric Schmidt’in CEO’luk görevinden inmesi onunla çalışmak istemedikleri anlamına gelmediğini göstermek için açıktan 100 milyon dolar ödeme yapmıştı. Doğrusu koltuktan inmesini istedikleri bir CEO’ ya hiçbir kurum bu kadar para vermez sanırım. Aslında bir anlamda Google kurucuları ipleri kendi ellerine aldılar. Aslında bana çok savunduğum bir hipotezi test etmek için bir fırsat doğdu:)
Teknik bilgisi olan yönetici, birazda yöneticiyse tamamdır bu iş!!! Azıcık pazarlama bilginin üstüne iyi oturacak diyelim…

Bilisimyonetimi.com 2011 ‘ de Page’ in Peşinde:)

Sırada Türkiye’ ye Gelerek Database sınavımın ertelenmesine neden olan Dünya’ nın en zengin bilişimcisi: Bill Gates!!!:)

March 18th, 2011 No Comments »

“Bill Gates, 100 milyon Amerikalı’ya bedel” diye bahsedilen bir adam kısa anlatılamaz değil mi?

Nasıl aklıma geldi bilmiyorum ama, bildiğim bir şey bir final dönemiydi sanırım bilgisayar ve endüstri sınavlarımın aynı saatlerde olmaması için koşturduğum zamanların birinde..
Tam “Database” ve “Operations Research” sınavlarımın çakışmasını tam engellemişken bilgisayar bölümünden bir haberle benim planlamam yine bozulmuştu. Nedeni tabiî ki aklıma gelmeyen bir nedendi Sayın Gates ülkemize teşfik ediyorlarmış… Sonuç tabiî ki sınav saatlerimiz Gates’ e göre birdaha revize edilmişti..İnsan zaman geçine gülümseyerek hatırlıyor: )
Steve Jobs köşesinde başta minik bir karşılaştırma yapmıştım şimdi Jobs’ a göre Bill Gates ne yapmış nasıl bir kariyer hedefi oluşturup Dünya’ nın en zengini olmayı başarmış… Diğer bir ifadeyle Steve nerde strateji hatası yaptı ve önceki yazımda verdiğim linkteki listenin neden başında değil?!..

Amerikalı girişimci Gates iki kişilik şirketini (Microsoft) başta gelen bir Bilgisayar Software (Yazılım) şirketine dönüştürdü. Gates 20. yüzyılın son döneminde en başarılı şirket patronlarından biri oldu. Seattle/Washington’da avukat bir babayla öğretmen bir annenin oğlu olarak dünyaya gelen Gates, henüz oniki yaşındayken özel bir okulda ilk informatik (bilişim) kurslarına gitti. Okul arkadaşı Paul Allen ile birlikte boş zamanlarını çoğunlukla bilgisayar programları üzerinde çalışarak geçiriyordu.

Yakınlarındaki bir şirketin büyük bilgisayarını para ödemeden kullanabilmek için, iki arkadaş kullanıcılar için yazılım hatalarını arayıp buluyorlardı. Bu şekilde bilgisayar konusunda uzmanlaşan öğrenciler, 1972′de ilk şirketlerini (Traf-O-Data) kurdular. Bu şirket bir trafik sayım ve kontrol sistemi için programlar üreterek hemen 20.000 dolarlık satış yaptı. Gates bundan bir yıl sonra TRW adlı silah işletmesinde staj gördü, ardından da babasının önerisi üzerine Harvard Üniversitesi’nde hukuk eğitimi almaya başladı.
Kişisel bilgisayarlar 70′li yılların ortasında henüz gelişimlerinin ilk aşamasında bulunuyorlardı. MITS şirketinin Altair adını verdikleri en önemli modeli henüz standart bir kullanma programına sahip olmayıp ancak tamamlanmamış bir işletme sistemine sahipti. Gates ve Allen’ın, Altair için 1964′te geliştirdikleri program dili BASIC sayesinde bilgisayar kullanıcıları aletlerini kendileri programlayabiliyorlardı. MITS firması genç araştırmacılardan pazarlama lisansını satın alarak kendilerine sistemi daha da geliştirmeleri için sipariş verdi. Gates bunun üzerine tahsilini bırakarak Allen ile birlikte Albuquerque/New Mexico’da Microsoft adlı şirketi kurdu.

Microsoft, kendini sebatla mikro bilgisayarlar için yazılımı geliştirmeye adayan ilk işletmelerden biridir. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra General Electric gibi şirketler, devamlı müşterileri arasında bulunmaktaydı. Gates 1977′de, aletlerini BASIC ile donatabilmek amacıyla, Apple, Tandy ve Commodore gibi PC (Personal Computer – Kişisel Bilgisayar) üreticileriyle lisans sözleşmeleri imzaladı. Ayrıca FORTRAN, COBOL ve Pascal gibi program dillerini geliştirmekle, Microsoft’a bir üstünlük ve uluslararası pazar yolunun kendilerine açılmasını (1978′den sonra ilkin Japonya olmak üzere) sağladı. Gates 1979′da yalnızca 13 çalışanıyla yaklaşık 3 milyon dolarlık bir satış gerçekleştirebildi.

1980′den sonra PC pazarına girip Gates’i bir PC işletme sistemi geliştirmekle görevlendirince, hızlı yükselişleri sürüp gide geldi. Microsoft’un kısa zamanda tasarladığı MS-DOS (Microsoft Disc Operating System – Diskli İşletme Sistemi) 80′li yıllarda dünya çapında satış rekorları kırdı (120 milyon nüsha). Gates akıllıca bir öngörüyle haklarını mahfuz tutarak diğer donanım üreticilerine de satış yapabildi. Bunu izleyen zamanda giderek daha çok firma IBM ile bağdaşan aygıtları piyasaya sürünce, geliştirdikleri işletme sistemi bütün bilgisayarlar için standart hale geldi. Bu arada 1.000 çalışanı olan şirket, 80′li yılların ortasından sonra Avrupa’da şubeler kurdu. Şirketin başkanlığını yürüten Gates, tutarlı ekip çalışmasına ve katı bir performans ilkesine önem veriyordu. Bütün çalışanların performansları altı ayda bir değerlendirilmekteydi.

Gates işletme sistemine paralel olarak uygulama programları alanında da son derece başarılı çalışmalar ortaya koyuyordu. Multiplan Çizelge Hesap Programından (1982) sonra, 1983′te ilk kez fareyi (mouse) kullanan MS-WORD adlı metin işleme sistemini başlattı. Özellikle WORD Avrupa’da çok satılırken, ABD’de Lotus 1-2-3 ve WordPerfect adlı rakipleri karşısında, ancak yavaş yavaş başarıya ulaşabildi.
Microsoft’un yazılım alanındaki kesin başarısı, Apple şirketinin kendilerine verdikleri siparişle gerçekleşti. Macintosh adını verdikleri örnek oluşturacak nitelikteki bilgisayar için çeşitli uygulama sistemleri (örneğin WORD ve Excel) geliştirildi. Gates şirketini 1986′da anonim şirkete çevirdi. Aradan çok geçmeden yalnız kendi payının (% 45) borsa değeri 1 milyar doların üzerindeydi.

MS-DOS işletme sisteminin grafik bir iyileştirmesi olan WINDOWS’un geliştirilmesi çalışmalarına Gates 1985 yılında başlamıştı. WINDOWS’u piyasaya sürdükten (1987) üç yıl sonra bir pazarlama kampanyasıyla başarılı oldular. Microsoft bu sistemi sürekli olarak daha ileri program elemanlarıyla genişletiyordu. Gates özellikle WINDOWSu daha basit ve daha kullanışlı bir biçime sokmaya önem veriyordu. Microsoft 1993′te tartışmasız piyasanın lideriydi (yıllık ciro: 3.75 milyar dolar; borsa değeri: 20 milyar doların üstünde). Gates’in kişisel serveti yaklaşık olarak 7 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir. Bunu da her geçen gün daha çok Microsoft sistemlerine bağlılığımızın artmasına bağlı olarak artış göstermektedir. http://www.5nnnnn1k.com/forum/bill-gates.html

Sonuç olarak teknolojik rekabetin bu kadar kırmızı okyanus olduğu bir Dünya’ da Bill Gates’ in hala üste yer alan listede üst sıralarda olması onun doğru yerde doğru zamanda doğru kararlar almasına bağlıdır. Arabalara olan düşkünlüğü de bilenen Gates’ e önümüzdeki yıllarda cirosunu daha çok artırmasını diliyoruz…

Soyadı “Jobs” olan biri başarısız olabilir mi?:) Sırada Steve Jobs!!!

March 16th, 2011 10 Comments »

Şimdi bazı Microsoftçu arkadaşlarım neden Bill Gates’ den önce Steve aklına geldi acaba? Diyecek..
Cevap basit..Jobs farklı düşündü ve başardı! Bill Gates ise çoğunlukla örneklemede ve yayma konusunda diğer bir ifadeyle satışında başarılıydı.
Birine innovasyonda başarılı diğerinede bilişimin satışında başarılı demek daha doğru olur. Nihayetinde şunuda hatırlamak lazım dünyanın en zenginleri sıralamasında Bill Gates’ i Listenin baya üstünde 2. Sırada görüyoruz.Gates Carlos’un hemen yanında merak edenler, inanmayanlar linki takip etsin: ) (http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnyan%C4%B1n_en_zenginleri)

Gelelim Sayın Jobs’ ın başarılı geçmişi ve ününü borçlu olduğu firmasına yani Apple’ a kavuşmasında geçtiği yolları anlatmaya…

Steve Jobs 1972 yılında 17 yaşındayken, Cupertino, Kaliforniya’da bulunan Homestead High School’dan mezun olmuştu ve sonunda Portland, Oregon’daki Reed College’e başvurmuş ve kabul edilmişti. Fakat ailesinin tüm birikiminin üniversite eğitimine harcandığını gören Steve, üniversiteyi 1. dönem sonunda terk etmiştir. Steve, geçmişe baktığında hayatında vermiş olduğu kararların en etkilisinin bu olduğunu söylemektedir. Çünkü okuldan ayrılarak hem almakla yükümlü olduğu ilgisini çekmeyen derslere katılım zorunluluğunu ortadan kaldırmıştır ve ailesinin birikimlerini harcamayı bırakmıştır hem de ilgi duyduğu alanlara yönelebilmek için gerekli olan zamanı yaratmıştır. Steve Jobs üniversiteden ayrıldıktan sonra bir yurt odası bulunmadığı için arkadaşlarının odasında yerlerde yatmıştır. Kola şişelerinin depozitoları ile yemekler almış ve her pazar iyi bir yemek yiyebilmek uğruna 7 mil uzaktaki bir kiliseye gitmiştir. Aynı zamanda Steve, kendi ilgi alanına giren kaligrafi derslerine o zamanların en iyi kaligrafi eğitimi veren ve aynı zamanda ayrıldığı üniversite olan Reed üniversitesinde girmeye başlamıştır. Steve, o günlerde öğrendiklerinin sanatsal ve tarihsel yönünü o kadar güzel ve harika bulmuştur ki bilimin hiçbir zaman bu derece de bir ilerleme yapıp bunu yakalayamayacağını ileri sürmüştür.

Steve Jobs 1974 yılında 19 yaşında iken arkadaşı Steve Wozniak ile birlikte Atari Inc. Şirketinde oyun tasarımcısı olarak çalışmaya başlamışlardır. 1974 yılında ABD’de, satılan Cap’n Crunch’ların içinden çıkan düdükler, üzerlerinde ufak değişiklikler yapılınca AT&T tarafından uzun mesafeli aramalarda kullanılan denetleme frekansı olan 2600 Hz’i sesini verebiliyorlardı. Bunun sayesinde kısa bir zaman aralığında Jobs ve Wozniak 1974 yılında iş hayatına atılarak pahalı uzun mesafe görüşmelerini bedava yapabilmek için “blue box”‘lar üretmeye başladılar.

1976 yılında Steve Jobs 21, Steve Wozniak 26 yaşında iken Jobs ailesinin garajında Apple şirketi Jobs ve Wozniak ikilisi tarafından kurulmuştur. İlk üretimleri bir masaüstü bilgisayarı idi ve adı Apple1’dı.Fiyat olarak 666,66$ belirlenmişti.1977 yılında Apple2 piyasaya sürüldü ve piyasadaki yerini sağlamlaştırdı.Apple Computer 1980 yılında halka açıldı ve çok iyi değerlerle piyasaya girdi.1983 yılında Steve Jobs o zamanlar Pepsi CEOsu John Scully’i, “Ömrünün sonuna kadar sadece şekerli su mu satmak istiyorsun yoksa dünyayı mı değiştirmek istiyorsun ?” şeklinde bir konuşma yaparak Apple bünyesine Apple’ın yeni CEOsu olarak katmıştır.Bu olayın ardından 1984 yılında piyasadaki ticari bir başarı yakalayabilmiş ilk grafik kullanıcı arayüzlü bilgisayar olan Macintosh’u piyasaya sürdü.

Steve Jobs Apple’dan atılması sonucu kurmuş olduğu Next adlı bilgisayar firmasından sonra 1986’da Edwin Catmull ile ortaklaşa, Emeryville, Kaliforniya’da animasyon stüdyosu olan Pixar’ı kurdular.Firma ilk patlamasını “Toy Story” adlı animasyon sinema filmi ile yapmıştır. Bu filmden sonra ise 1998 yılında Bir Böceğin Yaşamı (A Bug’s Life), 1999′da Oyuncak Hikayesi 2 (Toy Story 2), Sevimli Canavarlar (Monsters, Inc.), 2003′de Kayıp Balık Nemo (Finding Nemo) ve 2004 yılında İnanılmaz Aile (The Incredibles) gibi filmlere imza atmıştır. Bu filmlerin hepsi animasyon dalında ödül kazanmıştır.

1996 yılında Apple, Steve Jobs’ın kurmuş olduğu Next’i 402 milyon$ fiyatla satın alarak Jobs’ı tekrardan bünyesine almıştır. Next’in alınmasıyla birlikte, Mac’lerde Next teknolojileri görülmeye başlanmıştır. Jobs’ın geri dönüşü ile birlikte Apple çıkartmış olduğu iMac ile birlikte çok büyük bir çıkış yakalamıştır. İlerleyen yıllarda Apple, bilgisayar endüstrisine ek olarak müzik çalar, yazılım gibi işlere de el atmıştır.Örnek vermek gerekirse iPod ,iTunes music library.. vb. Kaynağımız: http://tr.wikipedia.org/wiki/Steve_Jobs

Steve Jobs aynı zamanda Guiness Rekorlar Kitabı’na da adını en düşük maaşla çalışan CEO olarak yazdırmıştır. Steve Jobs’ın şu andaki maaşı 1$dır. Tabi ki Apple’dan belirli aralıklarla hediyeler de almaktadır. 90 milyon$ değerindeki bir jet ya da 30milyon$ değerindeki Apple hissesi bunlara örnek olabilir. : )

Hayata evlatlık verilerek başlayan birisi için şu an nerdeyse her gencin cebinde bulunan iPod’ların üreticisi olan, kendi şirketinden atılmış ama daha iyisini yaparak geri dönen şirketin CEO’su ve kurucusu durumunda olmak büyük bir başarıdır.

Sevgili Jobs’ı her zamanki siyah kazağıyla yeni apple sunumlarında sıkça görmek dileğiyle…: )

Google Türkiye ve Yunanistan Pazarlama Direktörü Mustafa İÇİL!!!

March 16th, 2011 2 Comments »

Mustafa Bey’i nerden tanıyabiliriz ki! tabiî ki İTÜ’ deki E-Commerce ( E-Ticaret)  dersimizinden.. kendisi en popüler konuk hocadır : )

Derste en çok soru soranlar sıralaması yapsak heralde birinci olurdum.. Nedeni malum bilişime girmemize neden olan bir markanın yöneticisi derste.

Şimdi Sayın İçil’in nasıl bir geçmişi var bakalım.

1972 doğumlu Mustafa İçil, İstanbul Amerikan Robert Kolej’den mezun olduktan sonra üniversite eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde tamamlamıştır. Daha sonra aynı üniversite ve bölümde yüksek lisans yapmıştır. Mezun olduğu tarihe kadar çeşitli teknoloji firmalarında yarı zamanlı olarak farklı pozisyonlarda görev alan Mustafa İçil, 1994-1995 yılları arasında Microsoft’un Chicago ofisinde Bilgi Teknolojileri Yöneticisi olarak çalışmıştır. Daha sonra Microsoft Türkiye ofisine Sistem Mühendisi olarak geçmiş, 1998 yılından itibaren de Windows’dan sorumlu Ürün Pazarlama Müdürü olarak görevine devam etmiştir. Bu rolüne parallel olarak Microsoft’un gelişmekte olan pazarlara yönelik stratejilerini takip eden ve Türkiye’deki bilgisayar penetrasyonunu arttırıcı projeleri yürüten ekiplerin proje liderliğini yapmıştır.
2005 yılında Apple IMC firmasına Pazarlama Müdürü olarak geçmiş ve 2 yıl boyunca Apple ve Adobe markalarının pazarlama stratejilerini oluşturmuş ve hayata geçirmiştir.
Bu dönemde yaptığı çalışmalarla Capital dergisi tarafından 2006 yılının zirvedeki pazarlamacıları arasında seçilen Mustafa İçil, 2007 yazında Google Türkiye ofisinde Pazarlama Direktörü rolüne gelmiştir. Daha sonra Yunanistan pazarı da sorumluluk alanına girmiştir.
Google Türkiye ve Yunanistan (Dersimizi verirken bu ülkenin sorumluluğu başkasındaydı, demek ki Mustafa bey göstermiş kendini: )) Pazarlama Direktörü olarak şu an hem marka yönetimi, hem ürün ve pazar stratejileri, hem de stratejik iş ortaklıkları, hem kanal çalışmaları konusunda Google markasını temsil etmektedir.
Mustafa İçil, profesyonel iş hayatının yanında farklı konferans, eğitim ve etkinliklerde marka yönetimi, stratejik planlama, pazarlama trendleri ve Internet teknolojileri üzerine seminerler vermektedir. İTÜ İşletme Fakülteside bunlardan biridir.

Mustafa Bey, İTÜ  Maçka kampüsünden çıkarken sıkça karşılaşabileceğiniz Türkiye’ nin en genç, en başarılı bilişimcilerindendir. Ve bunların yanı sıra bir o kadarda dersleri eğlencelidir. ( Yıllar geçsede dersin içeriğini hatırlamamızda eğlenerek nasıl ders veriliri göstermesinde yatmaktadır kuşkusuz! Başka büyüklerimize örnek olması dileğiyle…)  

O zaman Mustafa İçil’ in dersimizi bitirdiği gibi bitirelim köşemizi…

Hayatta başarının sırrı “Think Different” yani “Farklı Düşünmek” ‘ ten geçer!!!

Türkiye’deki Bilişim Sektörünün Başarılı CEO’larından Süreyya Civil!!!

March 15th, 2011 12 Comments »

Süreyya Civil ile ilk tanışmamız işletme mühendisliği masterını yaparken Turkcell akademi öğrencisi seçilmemle oldu. Süreyya bey sponsorluğunda organize edilen Turkcell Akademi öğrencileriyle tanışma toplantısına davet edilmiştim… İşte o toplantı gerçekten çok güzeldi! Süreyya bey de benim gibi endüstri ve bilgisayar mühendisliğini okuduğu için konuşulacak konu çok sorulacak soru çok fazlaydı.İlk başta fazla soru sorarak rahatsız etmek istemesemde, konuşmalar yeni proje fikirlerine ve bu Yasemin hanım kimmiş sorusuna gelmişti. Meğer insanın kendini anlatması başkasını anlatmasını göre ne kadar zormuş.. Süreyya Civil’i çok yakından tanıma fırsatı edindiğim o zamanda onun ne kadar başarılı ve zeki bir yönetici olduğunu fark etmemek mümkün değildi…Şimdi Sayın Civil’in başarılı okul ve iş hayatından bahsettiğimizde önünü gören proaktif bir yönetici, diğer bir ifadeyle ne istediğini bilen bir yönetici profili ortaya çıkmaktadır…

1958 yılında Zonguldak’ta doğdu. 1977′de 19 yaşında eğitimini sürdürmek için ABD’ye gitti. Universty Of Michigan’da, endüstri mühendisliği ile birlikte bilgisayar mühendisliği eğitimi aldı. 3.5 yılda, Universty of Michigan’dan iki diploma ile mezun oldu. 1981 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra, Harvard Business School’da iki yıl iş idaresi yüksek lisansı aldı. 4.5 sene Metagraphics’de çalıştı. Buradan ayrıldıktan 8 ay sonra, Metagraphics’in en büyük ortağı oldu. 1987 yılında ABD’li bir arkadaşı ile Novasoft’u kurdu. Daha sonra IBM’in de ortak olduğu firma, Gartner Group tarafından ‘en vizyonel şirket’ seçildi. 1997 yılında Türkiye’ye dönerek Microsoft Türkiye’nin genel müdürlüğünü üstlendi. Bu görevi 3 yıl yürüttükten sonra şirketin ABD’deki merkezine transfer oldu. 2000 yılından sonra ABD’de Microsoft Global Satış, Pazarlama ve Hizmet Grubu’nda çeşitli yöneticilik pozisyonlarında bulundu. En son Microsoft Global Saha Hazırlık Stratejileri ve Sistemleri’nde Genel Müdür olarak görev yaptı. Evli ve iki çocuk babası. 9 Ocak 2007 tarihinden beri Turkcell Genel Müdürlüğü görevini yürütmektedir. Rsrc:http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=3906

O zaman ne diyelim Süreyya Bey’le daha fazla hayat : )

Merhaba bilisimyonetimi.com Takipçileri!

February 28th, 2011 No Comments »

Merhaba Arkadaşlar,

Uzun bir aradan sonra tekrardan birlikte olmak gerçekten çok güzel. Sitemizde öncedende olduğu gibi Bilgi Teknolojileriyle ilgili  gelişmelere yer verip, bilişim sektöründe çalışan başarılı yöneticilerimizi konuk edeceğiz. Sitemizin dili sadece Türkçe olmayacak,  gerektiğinde özellikle silikon vadisinin dilini yani İngilizce kaynaklarıda paylaşıyor olacağım. İki yıl önceki yaptığımız hazırlıklarda  en çok bilişimdeki başarılı yöneticilerin öz geçmişleri sizlerin ilgisini çok çekmiş maillimde bir çok yöneticiyi araştırmam ve röportaj yapmam konusunda yoğun bir istek vardı.  Bu yıl fırsat buldukça Türkiye’ nin CIO’ ları nerelerden gelmiş nereye gidiyorlar köşesi yapmayı planlıyorum. Tabiki her zaman söylediğimiz gibi….

 bilisimyonetimi.com farkıyla:)